Ramazan Demir

Ramazan Demir


HAC´CI ANLAMAK

03 Nisan 2018 - 13:38

Hac sözcüğünün kasıt, yöneliş ve yürüyüş anlamına gelmesi, bir bakıma Hac ibadetine saygınlık ve kutsiyet affedilen bir takım özel mekânları ve özel günlerde Allah´a yürünmesi şeklinde sembolik bir mahiyet kazandırır. Kur´an-ı Kerim de, Ali İmran suresinde Ayet 92. Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir. Yine aynı surenin 94. Ayetinde artık bundan sonra Allah´a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir. Bu ayet haccı kabullenmeyen, hacca gidenleri kınayan insanlar için çok önemli bir uyarıdır.

Yine Al-i İmran suresi Ayet 96. Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke´de âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâbe´dir. 97. Ayette de, onda apaçık deliller, makamı İbrahim vardır. Oraya (yani Kâbe´ye) kim girerse güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenin Hac etmesi Allah´ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. Kim inkâr ederse bu hakkı tanımazsa şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. Kimseye muhtaç değildir. Her şey ona muhtaçtır. İşte Haccın farz olduğunu bu ayetten öğreniyoruz. Haccın farz olduğu yıl, pey. (s.a.v.) efendimizin Mekke´den Medine´ye hicretinin 9. Yılındadır.

Sevgili peygamber efendimizde yaklaşık 100 bin Müslüman´la hac ibadetinin fiilen yaparak haccın nasıl yapılacağını ümmetine öğretmiştir. Hani derler ya derilsiz hac olmaz, çünkü peygamber efendimize bizzat Cebrail a.s. haccı öğretmiştir. Şimdi gelelim haccın yapılış şekline. Haccın esas boyutu insana mahşeri hatırlatmasıdır. Farklı, dil, ırk, bölge ve kültürlere sahip insanların eşit bir şekilde (Allah´ı zikrettiklerini) aynı renk beyaz ihramları ile toplanması, akın akın milyonların koşuşturması, topluca ibadet etmesi, milyonlarca müminin Allahuekber diyerek (Büyüksün Allah´ım) secdeye gidişi mümine ahreti anlatıyor. Üzerindeki ihram elbisesi kabre giderken giydiği kefen, mal, mülk, makam, mekân, eş, çocuklar, her şey ülkesinde, köyünde kalmış ameli ile baş başa kalan kişi gibi şu telbiyelerle (Lebbeyk Allahümme Lebbeyk) buyur Allah´ım buyur sen çağırdın ben geldim, emrine amadeyim. Emirlerini yapacağım, haramlarından kaçacağım. Malımı her şeyimi geride bıraktım, hesaba geldim Allah´ım demektir hac ve ihram.

Peygamber efendimizden kutsi bir hadisle seslenmek istiyorum. Siz maldan ana babanızdan eşinizden çocuklarınızdan daha çok Allah´ı ve Resulünü sevmedikçe kâmil, olgun mümin olamazsınız. Hadisinin işte hac ibadetinde görüyoruz. Yüce rabbimizde kulunun sevgisine karşılıkta Âdem babamızı Havva Anamızı nasıl Arafat´ta af ettiyse Kâbe´de de temizlediyse hac için Kâbe´ye giren biz kullarını da kuran ifadesiyle şöyle müjdeliyor. Kâbe´ye giren günahlarından arındırılmıştır buyuruyor. Ancak iki sınıf kişileri arındırmıyor. Birisi şirk yani Allah´a ortak koşmak Allah´ın oğlu İsa demek, biri de Allah´ın haram dediğine haram değildir demek. Kâbe´ye gelip tavaf etmeniz benim kulumun üzerinde hakkımdır demesine haccı kabul etmemektir. İkinci arınmaya af olunmayanda kul hakkı başta ana baba olmak üzere kardeşlerinin miras hakkı, komşularının sınır hakkı, din kardeşlerinin gıyabında yaptığı gıybet, iftira haklarını bağışlamam buyuruyor. Eğer Kâbe´ye giren kişi de böyle haklar yoksa işte Kâbe´nin kişiyi nasıl ödüllendirdiğini yukarıda ifade ettiğimiz gibi Allah (c.c.) kulumu temizledim buyuruyor. Yani Allah´a ait bütün günahlarımızdan bizi temizlediği müjdeliyor. Peygamber efendimizde şöyle müjdeliyor. Kâbe´yi tavaf eden bedeni, cehennem yakmaz buyuruyor. İşte Âdem ile Havva´yı nasıl Arafat´ta buluşturup onların tövbelerini kabul edip affettiyse Âdem´in çocukları olan Hac için Arafat´ta ihramları ile telbiye, tekbir, salâvatları ile vakfeye duran kullarını af edeceğini yüce rabbimiz kutsi hadisiyle şöyle sevindiriyor. Meleklerine kullarım ne istiyor diye soruyor. Allah kullarının ne isteğini bilmiyor değil, melekleri şahit tutmak için soruyor. Melekler de kulların affolunmak istiyor deyince şahit olun meleklerim ben burada kullarımı affettim müjdesini veriyor. Peygamber efendimizde şu mübarek hadisiyle ümmetini müjdeliyor. Kim Allah için Hac yapmak niyetiyle Arafat´ta vakfeye dururda acaba Allah beni de affetti mi diye şüphelenen en büyük günah işlemiştir buyuruyor. Yine peygamber efendimiz kabul olunan haccın karşılığı (cennettir) buyurmuştur.

Sevgili Dostlarım, Hac´cın bu bölümünde mükâfatlarını sıralamaya çalıştık. Gelecek yazımızda da Haccı nasıl yaşamamız lazım, Hac´cımızı nasıl korumalıyız konusunda buluşmayı rabbim nasip etsin.

YORUMLAR

  • 0 Yorum