Reklam
Ali Osman Kıraş

Ali Osman Kıraş


İktidar Olamayanların Yanlışları (Analiz)

26 Şubat 2020 - 14:59

Herkes kendisini bir nefer gibi görmedikçe bu iş çok Zor.Her üye (delege) kendisini general zannediyor. İş yapacak er yok gibi. Lidere sevgi ve sadakat en asgari seviyede, itaat ise hiç yok. Öyle olunca da partide, örgütte kaos,homurtu , hırıltı, gürültü, kavga, dövüş, kırgınlık, küskünlük hiç bitmiyor. Böyle olunca hiç sağlıklı bir çoğalma oluşmuyor tersine amip gibi bölünüyor, hizipler yeşeriyor. Öyle bir üye , öyle bir delege, öyle bir ön seçim süreci var ki partiyi büyütmek, demokrasiyi yaşatmak için değil kontrolü elden kaçırmamak için yaratılmış. Üye olanların %50si hatır, gönül için ya da patronu, ağası, muhtarı rica ettiği için üye olmuş. Partinin tüzüğünden, amacından bihaber. Hatta birçoğu oyunu diğer partilere oy kullanan kişiler, maalesef. Üye olmak ayrı bir dert, "seni kim gönderdi, neden üye olmak istiyorsun, şimdi olmaz, kimin adamısın" gibi sorulara muhatap oluyorsun. Delege sistemi tam bir ucubelik. Tüzükte "çarşaf liste ile seçime gidilir" diye yazar ama uygulama hep blok liste ile yapılır. Çünkü bu tüzük tüm mevzuatımızda olduğu gibi "AMA" tüzüğüdür. AMA,FAKAT dedi mi akan sular durur. Blok liste tam bir facia. Mesela 140 oy alan tüm delegeleri kazanırken 139 oy alan liste sıfır çekiyor. 139 üyenin oyu çöpe gidiyor. sizin sosyal adaletiniz yere batsın.(delegeler 12-10 ya da 8-7 , 15-14 filan paylastirilsa belki kabul edilebilir) Kongre süreci ayrı bir facia. Delegelikler muhtarlık bölgelerine göre seçildiğinden mevcut yönetim kurulu %90 oranında delegeleri belirleme şansına sahip oluyor. "Seni delege yazdım,oyunu istiyorum" deyip geçebiliyor. Bu arada istemediği kişileri partiye üye yapmamak için bin türlü dalavere çeviriyor veya üyeliğini askıya alıveriyor. Böyle olunca maça 3-5 sıfır önde başlıyor. Yani yönetim delegeleri, delegeler yönetimi seçiyor. Gör beni, göreyim seni taktiğiyle kongreler hep kazanılıyor, kazanılıyor. Fakat bir türlü iktidar olunamiyor. Partide üyelerle ilgili eğitim, partide, örgütte altta pişip üst görevlere talip olma gibi birşey görülmüyor. Birgün bir bakmışsın birisi tepeye gelmiş konmuş olabiliyor. Bu tüzük ayrışmaları, küskünlükleri , kopukluklari önleyemiyor. Ama,Fakat kısımları olmamalı. Kongre süreçlerinde seçilen delegeler DELEGE AĞALARI nın kıskacından kurtulamıyorlar. Ama tehdit, ama para, ama rüşvet vb ile bir tarafa kanalize ediliyorlar. Bu en küçük beldeden taaaaa Ankara'ya kadar maalesef böyle. Bu tüm partilerde aşağı yukarı aynı. Yoksa Demireller, Ecevit ler,Baykallar, Bahceliler o makamlarda sürekli oturabilirlermiydi? İnanmıyorsanız en yakınınıza bakíverin. Bunun adı demokrasi oluveriyor. Hadi canım sende. Kitlelerde lidere saygı,sevgi olmadan, liderde vizyon,misyon, adalet, ekip çalışması, ekip ve paylaşma kültürü, uzlaşma,tartışma ortamı olmadan iktidar olmak hayaldir. İktidara yürümek ise imkansızdır. Her seferinde aha şimdi iktidar oluyoruz dersin ama aç tavuğun kendisini darı ambarında sandığı gibi rüya nız hayalden öte geçmez. Takkeyi önümüze koyup düşünme zamanı gelmedi mi?

YORUMLAR

  • 0 Yorum