Reklam
Ahmet Kocabaş

Ahmet Kocabaş


Mevsimlerin Anlattıkları...

03 Nisan 2018 - 13:38

   Güzel bir kış mevsimini geride bıraktık…
   Beyaz kar'ın bütün çirkinlikleri örttüğü, kış soğuğunun sıcak mekanlarda insanları birbirine yaklaştırdığı, hareketsiz doğanın adeta berzah alemine dönüştüğü bir mevsimi geride bıraktık.
   Kış mevsimi bize bir şeyler söyledi…
   Kendisine has güzelliği ile ilkbahar mevsimini yaşıyoruz…
   Şiirlere, şarkılara konu olan; şairlere, ressamlara ilham veren ilkbahar… Doğa canlandı, tabiat hareketlendi. Cıvıl cıvıl öten kuşlar, renk renk uçan kelebekler, öten bülbüller, açan güller, çiçekler. Yeşile dönüşmüş topraklar, tertemiz bir hava.
   Kış yorgunluklarının mesire yerlerinde atıldığı, iş ve çalışma streslerinin kır gezintileri ile giderileceği bir ortamla buluşuyoruz.
   Yine bize bir şeyler anlatacak…
   Anlayabilecek miyiz acaba?
   Çevre temizliğine çok önem verilmesi gereken günlerdeyiz. Orman yangınlarına karşı duyarlı olmak zorundayız. Piknik yaptığımız alanları nasıl bulmak istiyorsak, yeşillikleri nasıl görmek istiyorsak, önce biz örnek olmalıyız.
   Düşünmeliyiz!..
   Ülkemizin ve çevremizin doğal güzelliklerini, ormanlarını, denizlerini, sularını ilahi bir nimet olarak mı göreceğiz; yoksa biz kullanalım, biz yararlanalım da gerisi ne olursa olsun mu diyeceğiz?..
   O zaman çocuklarımızdan nasıl hayır-dua bekleyebiliriz ki?..
   Susuzluk sıkıntısı çeken, ormansız, ağaçsız, doğal güzelliklerden mahrum toplumların durumunu düşünebilir misiniz? Yakıcı bir sıcağın, korkunç bir kuraklığın kasıp kavurduğu ülke insanının mutluluğundan söz edilebilir mi?
   Onlar elbette yeşil bir çevreyi cennette görmeyi hayal edecekler… Biz ise cenneti Türkiye'de yaşıyoruz.
   Acaba bu gerçeği kaç kişi anlıyor?
   Kavurucu sıcaklar, öldürücü susuzluk insanları çare aramaya zorluyor. Akıp giden nehirlere baka baka bazen yağmur duasına çıkıyoruz.
   Elbette dua güzel bir şey. Peygamberimiz(s.a.v.):"Dua, ibadetin özüdür."(1) buyuruyor. Yani duasız bir Müslüman düşünülemez. Ancak duanın kabulü için önce işin gereğini yerine getirmek gerekir. Sebeplere sarılmadan yapılan dua hiç bir netice vermez. Bu nedenle; "Olmayacak duaya amin demek" deyimi bir atasözü olarak kültürümüzde yerine almıştır.
   "Kim bir ağaç diker de, ondan canlılar yararlanırsa, bu yararlanma devam ettiği sürece o kişi, ibadet etmiş sayılır."; "Kıyametin koptuğunu görsen ve elinde bir fidan olsa, onu dik."(2) sözleri Peygamberimiz'e aittir.
   Eğer İslam dünyası Hz. Muhammed'in(s.a.v.) bu sözlerini anlamış olsaydı, bizim coğrafyamız bir dünya cennetine dönüşmüş olacaktı…
   "Tabiatın 'tarla yapın, ekin-biçin, yeşil tutun' dediği nimet ve bereket teknesi ovaları, sahilleri, su kenarlarını evlerle, dükkanlarla, atölyelerle doldurduk. Tabiatla alay ettik, onu sinirlendirdik.
   Yüz ağaç kestik ev yaptık, ama evimiz bittikten sonra on ağaç olsun dikmedik. Halbuki tabiat ananın mutluluk çeşmesinden süt içmek için, yüz ağaç kesenin ikiyüz ağaç dikmesi gerekirdi."(3)
   Bunu anlayabildik mi acaba?..
   "Birleşmiş Milletler, dünyada saatte ortalama 3 hayvan ve bitki türünün insan faaliyetleri yüzünden yok olduğunu duyurdu."(4)
   "Yok olan her canlı türü yok edilen bir ayettir. Tabiatı tahrip etmekle ilahi vahyi tahrip etmek arasında bir fark yoktur. Bu İslam'ın bakış açısıdır. İslam, insandan doğaya ve eşyaya mutlak 'mülkiyet' olarak değil 'emanet' olarak bakmasını ister. Hz. Peygamber onun için çevreyi imanın konusu olarak ele alır ve imanın 73'te biri olarak ifade eder.
   Kainattaki muhteşem denge doğada da mevcuttur. Bu denge bozulduğu zaman kosmos kaosa dönüşür ve bu din diliyle kıyamet anlamına gelir. Tabiata ihanet, emanete ihanettir. Emanete ihanetin cezası ise çok çetin olacaktır. Tabiat kendisine işkence edenden öç almasını bilir."(5)
   Orman yangınlarından çıkar sağlamayı düşünenler, ağaçları keserek ucuz menfaat peşinde koşanlar, yeşil bir çevreyi yok ederek hayata bağlandığını düşünenler, ülkenizin ve çocuklarınızın geleceğini yok ettiğinizi biliyor musunuz?
   Bütün gücüyle mevsimler bunu haykırıyor, kış bunu söylüyor, ilkbahar bunu dillendiriyor…
   Allah, kim olursa olsun düşünenlere, çalışanlara, doğayla barışanlara, mevsimlerin dilini anlayanlara yardım ediyor. Güneş, penceresini açanlara ışık veriyor; toprak, kendisinden yararlanmak isteyenlere fayda veriyor.
   Mevsimler işte bunları söylüyor…
   "Ya Rabbi, bana eşyanın hakikatini öğret."(6) demişti yüce Nebi. Biz de O'nu örnek alarak diyoruz ki:
   "Ya Rabbi, bize doğanın gerçeklerini öğret, tabiatla barıştır bizi, bitkilerle kucaklaştır bizi, mevsimlerin dilini anlamayı nasip eyle bize."
  
Ve böylece biz de Yunus gibi:
   "Dağlar ile taşlar ile
   Çağırayım Mevlam Seni
   Saherlerde kuşlar ile
   Çağırayım Mevlam Seni."(7) diyerek coşalım…
  Doğayla barışanlara, mevsimlerin dilini çözenlere selam olsun…


YORUMLAR

  • 0 Yorum