Reklam
Ahmet Kocabaş

Ahmet Kocabaş


KUMAR BİR FELAKETTİR

03 Nisan 2018 - 13:38

Yüce Allah Kuran-ı Kerim’de:
“Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin…” (2/88) diyor. Sonra da Hz. Peygamber’e:
“Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak günahı faydasından daha büyüktür.” (2/219) buyuruyor.

Maide Suresi’nde ise Yüce Yaratıcı bu konuda son hükmünü bildiriyor:
“Ey iman edenler! Şarap, kumar, putlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir, bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?” (5/90–91).

İlahi vahyin şu ölümsüz cümlesini tekrar etmek istiyorum: “Şarap, kumar, putlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir…” (5/90)

Boşanmak için dava açan kumarbazın eşi mahkemede şöyle diyordu: Sayın yargıç, eşim sabaha karşı parasını ve beni kumarda kaybederek şeytan çarpmış bir şekilde geliyordu…

Kumardaki kazanç haksız bir kazançtır. Çalışmadan, yorulmadan, hak etmeden şansa dayalı bir menfaat elde etme durumudur. Tamamıyla şeytan işi bir pisliktir.

Kumarcılar bile yaptıkları işin meşruluktan ne kadar uzak olduğunu bildikleri için birbirlerine ‘rastgele’, ‘şeytanınız bol olsun!’ derler. Bir kumarbaz; kumarcının kumarcıya en değerli hediyesi ‘rastgele’ demesidir, diyor.

Peki, ya rast gelmezse? 

Kazanmanın mümkün olmadığı hileli rulet makinesini ‘giyotin’e benzeten bir kumarhane işletmecisinin şu itirafları son derece düşündürücüdür: “Makineye uzaktan kumandalı bir çivi yerleştirmişlerdir. Topu istedikleri yere düşürüyorlar. Kazanma ihtimali sıfır. Hileyi çıkarıp paramı isteyince, casinomu basıp iki arkadaşımı öldürdüler.”

Bundan dolayıdır ki Benjamin Franklin yerinde bir ifadeyle: Barutu ateşten, gençleri kumardan uzak tutunuz.” demiştir.

Zar atmanın en güzel yolu zarı çöpe atmaktır.
Kumar oynayan insan hayatı için iki önemli şeyi kaybeder: Vaktini ve servetini.
İnsanımızı bu şeytan işi pislikten uzak tutmak zorundayız. Zaman ve servet gibi iki önemli değeri kumar gibi bir felaketle öldüremeyiz.

“Padişah, en başarılı insanı ödüllendireceğini ilan etmiş… Jüri sanatkârı getirmiş… Adam hünerini bir daha göstermiş. Kırk dikiş iğnesi yapmış. O kadar inceymiş ki, kırkı da birbirinin iplik deliğinden geçiyormuş… Padişah emretmiş:
—“Önce kırk altın verin. Sonra da kırk sopa atın.”
Sebebi, işe yaramaz bir şey için bu kadar zaman öldürmüş.

“Şeytan, yer küreyi bir kumar arenasına döndürerek insanoğlunun işini ve aşını zehirlemiş, deyim yerinde ise kitlelerin feleğini şaşırtmıştır. Haram servetin getirdiği şeytanî refahla sarhoş olmuş bir azınlık, şeytan pisliklerinin perişan ettiği büyük kitlelerin sefalet ve gözyaşları üstüne saltanat kurmuş bulunuyor.

Amerikan finans çevrelerinin dergisi ‘Forbes (Forbis)’in kapak yaptığı şu haberi birlikte takip edelim: ‘Tam dünyada bir sanayi kolu haline gelen kumar sektörünün yıllık cirosu 900 milyar dolara ulaştı… Dergi, Amerikan hazinesinin bir yılda kumardan elde ettiği gelirin 270 milyar dolar olduğunu yazdı…’

Böyle bir dünyada huzur bulunabilir mi?
Ya Türkiye?
Terlemeden, yorulmadan para kazanmada en şanslı ülkeyiz. Şans kapıyı her gün çalıyor…
“Önemli olan kupon doldurmayı ihmal etmemek…”

Pazartesi ‘On Numara’
Çarşamba ‘Şans Topu’
Perşembe ‘Süper Loto’
Cumartesi ‘Sayısal Loto’
Pazar ‘Spor Toto’
Cumartesi, Pazar ‘Spor Loto’
Her gün ‘İddia’
Her gün ‘Kazı Kazan’
Her ayın 9.19.29’unda ‘Milli Piyango’
İki günün biri ‘At Yarışları’
İnternette her gün poker…
Geri kalan vaktinizi de güzelleştirme derneklerinde zar atarak değerlendirebilirsiniz.
Ha bu arada televizyonlardaki şans yağmurunu unuttuk…

‘Var mısın Yok musun?’, ‘Şansa Bak’, ‘Düello’, ‘Çarkıfelek’, ‘Rus Ruleti’, ‘Şans Yolu’, ‘Şans Kapıyı Çalınca’ ve daha neler neler…

Dünyada hiçbir ülke vatandaşına bu kadar çok şans kapısı açmamıştır!..

Ama neden hala ekonomik kriz içinde bocalıyoruz? Yoksa şans bize yardım etmiyor mu? Lotoya alıştıkları için mi öğrencilerimiz üniversitede spor toto oynuyorlar?

“Avukat Erdem Akyüz, ‘Bir sosyal hukuk devletinde insanca yaşamanın ve umudun bu kadar yitirilmesi ve kumara bağlanması görülmemiştir.’ diyor.”

Bedavadan kazanmayı şans haline getiren bir toplumun yolsuzluktan, hırsızlıktan, rüşvetten ve kapkaçtan şikâyet etme hakkı yoktur.

İki gazeteci Fahri Sarafoğlu ve Miraç Aköz, ‘Şans Oyunlarının Kaybettirdikleri’ isimli bir sergi açtılar. Sergide şans oyunlarından büyük ikramiye kazandıktan sonra ellerindeki her şeyi kaybeden talihsiz talihli insanların hikâyeleri anlatılıyor.

Bu hikâyelerde ise şans oyunlarıyla köşeyi dönenlerin yaptığı ilk iş olarak eşlerini boşayarak aile bütünlüğünü bozmaları öne çıkıyor.
Ve daha ne dramlar…

Yıkılan yuvalar, perişan olan çocuklar, kumar masalarında kaybedilen eşler, üzerine bahis oynanan kız evlatlar…

“En küçüğünden en büyüğüne hiçbir kumarcı kumardan zengin ve müreffeh olmamıştır. En usta kumarcılar dahi sefalet içinde, sevgi ve şefkate hasret çekerek ömürlerini tamamlamışlardır…”

“Kumardaki kazanç havadan kazanç olduğu için, kazanan daha fazla kazanmak, kaybeden de parasını geri alabilmek için sürekli oynar. Kumarda kazanç ve kayp arttıkça, kumara karşı hırs da artar…

Kumar, sevgi ve dostlukları kemiren, kin ve kavgaları körükleyen bir alışkanlıktır. Kumar tutkusu yüzünden cezaevlerine düşen, akıl hastanelerine kaldırılan, daha da önemlisi hayatta her şeyini kaybettiği için bunalıma düşüp intihar edenlerin sayısı küçümsenemez ölçüdedir.”

Şu halde kumar bir hastalıktır… Tedavi edilmesi gereken bir hastalık…

Şans oyunları ve kumar bağımlılarını tedavi eden Dr. Mehmet Çakıcı, ‘Hemen her köşe başında gördüğümüz büfelerde oynatılan şans oyunları, kumar oynama merkezleri haline geldi’ diyor ve kumarın; alkol, sigara, uyuşturucu gibi bir bağımlılık olduğunu, ciddi bir tedavi gerektirdiğini ifade ediyor.

Sonuç olarak, şans oyunlarının karşısına kültürel, sportif ve sosyal eğlence merkezleri ile çıkılmalıdır. Böyle olmazsa yakında tiyatro ve sinemaya gidecek genç bulunmayacaktır.


YORUMLAR

  • 0 Yorum