Reklam
Ali Osman Kıraş

Ali Osman Kıraş


JAMALA= CEMİLE

03 Nisan 2018 - 13:38

Eurovision şarkı yarışmasında Ukraynalı şarkıcı Jamala bu yıl birinci oldu. Biz bu yarışmaya katılmadık. Boykot ediyoruz. Siyasi olduğunu iddia ediyoruz, o nedenle katılmadığımızı söylüyoruz ama gerçek neden başka olsa gerek. Acaba gerçek neden, söylenemeyen şey şu mudur? “Bu yarışma bir Hristiyan topluluğu yarışması olup, yarışmacılarda çok açık, saçıktır, bize uymaz mı” deniyor.
      Eurovision´a katılmadık ama Türkçe nakaratlı bir şarkı, yarışmayı kazanınca havalara uçtuk. Şarkıcı Ukraynalı bile olsa hemen ismini bile değiştirip “Cemile” yapıverdik. Tebrik ederiz Jamala, pardon Cemile.
      En üst düzeyde sevindik. Sanki biz başarmışız gibi oldu. Yıllar önce Eurovision´u bizde kazanmıştık. Dereceler yapmıştık. Kazanınca  siyasi falan dememiştik. Havalara uçmuştuk. Kazanamayınca hemen ön yargılarımız başlıyor. En basiti de “ Biz Türküz, Müslümanız Hristiyan aleminde ne işimiz var.” deyip işin içinden çıkıveriyoruz. İşin en kolayı da bu zaten.Kaçmak,  kaçmak.
      Avrupa ile boy ölçüşerek her alanda başarabileceğimize inancımız ve çabamız yok sanki. Halbuki her alandaki  gençlerimizde , insanımızda  ister sporda, ister şarkıda, ilimde, bilimde, teknolojide yarışabilecek gücümüz var  olmalı derim.  İnsanımızın en  az  Avrupalılar  kadar  zeki  olduğunu  düşünmüşümdür  hep. Biz de  olmayan nedir?  Devamlılık,  araştırma,  soruşturma,  birlikte  başarma,  takım  olma  ruhu  eksik  sanki.

   Böyle  bir  girişten  sonra  bugün  düştüğümüz  çıkmazı,  kan  ve  gözyaşını,  gelen  şehitleri,  yakılan,  yıkılan  şehirlerimizi,  köylerimizi,  mülteci  istilasına  uğramış veya   kendi  ülkesinde mülteci  durumuna  düşmüş halkımızı  hatırlayalım. 19 Mayıs  1919 da  Güzel Anadolu topraklarını 7-8 parçaya bölmüş  Sevr´i  yok etmek  için Samsun´a  çıkmaya,  Kurtuluş  Savaşını  başlatmaya  karar  vermiş Büyük  Önder  Mustafa  Kemal  ATATÜRK´ün  nutkundan   Gençliğe  seslenişini  daha  anlaşılır,  daha  sade, daha  Türkçe  bir  dille yeni  gençliğimize tekrar  hatırlatmakta  fayda  vardır  diye  düşündüm.

     Ey Türk Gençliği

     Birinci vazifen Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini dünya durdukça korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin tek temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. Gelecekte dahi, seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek içte ve dışta kötü niyetliler olacaktır. Bir gün bağımsızlığını ve cumhuriyeti korumak mecburiyetine düşersen, göreve başlamak için, içinde bulunacağın durumun olanak ve şartlarını düşünmeyeceksin! Bu olanak ve şartlar, çok olumsuz (kötü) bir ortamda(durumda), karşına çıkabilir. Bağımsızlığına ve Cumhuriyetine saldıracak düşmanlar, bütün dünyada örneği (benzeri) görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler. Zorla ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün limanlarına, tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi gayet açık olarak işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şartlardan daha acı (kötü) ve daha tehlikeli olmak üzere memleketin içinde, iktidara sahip olanlar yanılgılar, sapkınlıklar ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri kendi çıkarlarını, ülkemizi işgal edenlerin siyasi emelleriyle (hedefleriyle) birleştirebilirler. Millet fakirlik, yoksulluk içinde yıkılmış, mahvolmuş, çaresiz olabilir.
Ey Türk Geleceğinin evladı!
İşte bu hal ve şartlar içinde dahi vazifen Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret (güç) damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
19 Mayıs  Atatürk´ü Anma,Gençlik ve Spor  Bayramı  kutlu  olsun. Çözüm  Ortak  akıldadır.
Aşınız  katıklı ve sıcak, hayatınız onurlu ve özgür olsun.
Sevgiyle dolun, sevgiyle  kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum