Reklam
Ali Osman Kıraş

Ali Osman Kıraş


Dürüst Oyun

03 Nisan 2018 - 13:38

   Her insan  oyun  kurallarına uymak ve  oyunu  dürüst oynamak  zorunda  olduğunu daha küçükken  öğrenmeli  ve esas  meselenin  kazanmak veya  kaybetmek  değil, doğru  dürüst   oynamak, davranmak,  hareket  etmek olduğuna  inanmalıdır.   Ondan sonra da “Ben elimdn  geleni yaptım,  fakat  karşı taraf   kuvvetçe,  bilgice, hatta  şansça  benden üstündü.,  gerçi  bende şu şu  hataları da  yaptım ondan yenildim; bir  daha ki  sefere  daha  iyi  çalışmam, sinirlerime  hakim  olmam lazım  diyebilmeli,  yani karşı  tarafa   herhangi bir kin,  nefret, pişmanlık  ve  kızgınlık  beslemeden karşı  tarafın  elini sıkabilmeli  ve  yenilgiyi dürüstçe   kabul  etmelidir. Yoksa  hakemi,  karşı oyuncuları, öğretmeni,biletçiyi,  bakkalı,  dövmeye ve sövmeye   kalkışmak,  insanın kendisine  ve  davasına inanmadığının  delilidir.

     İster kaybedelim,  ister  kazanalım. Ulu  hakem,  hakkımızdaki hükmünü oyunu  ne  kadar dürüst  oynadığımıza  göre verecektir.  Başarıya  ulaşmak için yenilgileri  kabul  etmek, onlardan  ders  almak lazımdır.  Gerçi  bu kabul  edilmesi çok güç  bir şeydir.

      “Tecrübe okulunda    öğrenim  ücreti yüksektir,  ama  akılsızlara  bir şeyler  öğretebilen  başka bir okulda  yoktur.”

       Hayatta insanların  çektikleri  huzursuzlukların,  belaların, sıkıntıların  çoğu,  yenilmek sanatını  bilemediklerinden ,  yenildiklerini  bir türlü  kabul etmek  istemediklerinden  ileri gelmektedir. İster  bir  futbol oyununda veya başka oyunlarda  olsun, ister meslek  veya  evlilik hayatında,  hatta  siyaset(özellikle Türkiye’de)  hayatında olsun.

     Yenilmeyi kabul  etmek  demek , her  şeyi bırakmak,  hayata küsmek,  bizden  daha değerli insanlara   kin beslemek  değildir. Yenilgiyi  huzur ve sükun  içinde   kabul etmek,  sebeplerini  araştırmak, hataları  itiraf  etmek ve  herhangi bir    intikam hissi  beslemeden  hayata ve  insanlara  kırılmadan yeniden  başlayabilmek,  tecrübelerden faydalanabilmek  demektir.

      Yakın tarihteki  büyük  adamlardan(İngiliz Devlet adamı Wiston Çuörçil gibi)  birçoğunun  başarılarının    sebebini, yılmamalarında ve  kendilerine olan güvenlerini kaybetmeyerek  gelecek  için daha  iyi hazırlanmış olmalarında  bulabiliriz.

    Bu günlerde Avrupa  maçlarını oynayan futbol kulüplerimizin   uğradıkları  hüsranlar beni  böyle  bir yazıya yöneltti. Umarım   sadece  futbolda değil  tüm  alanlarda böyle  bir  mantığa ihtiyacımız  var.

      “Suyun gücü  yüksekten  düşmesinden değil,  devamlılığındanmış”

Aşınız  katıklı ve sıcak, hayatınız onurlu ve özgür olsun.

Sevgiyle dolun, sevgiyle  kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum