Ne Mutlu Turkum Diyenesun!
Çan Kazdağları Maden Kaplıcalar Termik Seramik

9 Şubat 2010

Köylerimiz Çan FM Radyo Pegai Best Rain FM Nöbetçi Eczane

Şubat ayı nöbetçi eczane listesi

Hava Durumu

Çanakkale için hava durumu

Çok Okunanlar

 

 

 

Kazdağları

Milli Park
Kaz Dağı kütlesinin esas olarak Balıkesir il sınırları içinde kalan güney yüzü, Zeytinli Çayı’ndan Altınoluk beldesinin batısına kadar olan bölümü ile bu bölümün doruklara kadar olan yükseklikleri, 17.04.1993 tarih ve 21555 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 93/4243 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Milli Park kabul edilerek, koruma altına alınmıştır.

En alçak yeri Edremit Körfezi kuzey kıyılarında, yaklaşık deniz düzeyinde olmak üzere, Kaz Dağı’nın en yüksek noktası 1774 metredir. Karataş Tepe

Kaz Dağı, Güney Marmara Bölümü’nün batısında Biga Yarımadası’nın güneyinde, Edremit Körfezi’nin kuzey kenarında yer alır.

Genel Coğrafi Özellikleri
Yörede K-G gerilmesinin yenilenmesi ve gölsel çökellerin akarsularla parçalanması, Alt Pliyosen’den sonradır. Kaz Dağı’nın bugünkü dağ durumuna ulaşması, bu gerilme sonucunda olmuştur. Kaz Dağı, yükselmesini günümüzde de sürdüren bir yükselime karşılık gelir. Bu yüzden, Kaz Dağı yöresindeki yeryüzü şekillerinin ve drenaj sisteminin tektonizma denetiminde geliştiği söylenebilir.

Doğal ve Kültürel Kaynak Değerleri
Kaz Dağları, doğal ve kültürel kaynak değerleri açısından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Bu değerler Kaz Dağı kütlesinin tümüne dağılmış durumdadır. Bunlardan Adatepe, eski Yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan Zeus Sunağı’na ev sahipliği yapar. Tuzla Köyü’nde bulunan 1366 yılında yapılmış olan Hüdavendigar Külliyesi, Çanakkale ve yöresindeki ilk ve orta devir eserlerinden, kitabesi olan ve 600 senedir ayakta olan tek eserdir. Hüdavendigar Camii halen kullanılmaktadır. UNESCO’ dan özel ödül almış, türkmen kültürünün iş aletlerinden giysilerine, çadırlarından ev gereçlerine kadar yüzlerce ürünün sergilendiği Tahatakuşlar Etnografya Müzesi emekli öğretmen Alibey Kudar tarafından kurulmuştur. Kazdağları’nda halen geleneksel dokularını hiç bozmadan yaşantılarını devam ettiren Türkmen köylüleri, her sene Ağustos Ayı’nın son 15 günü sarıkız tepe’de geleneksel Sarıkız şenliklerinin yöresel kıyafet ve adetlerine uygun olarak yayla yaşantısında çadırlar kurarak, sarıkız Şenlikleri olarak kutlamaktadırlar.
Afrodit’in güzel seçildiği, tarihte bilinen ilk güzellik yarışmasının yapıldığı Ayazma’da halen her yıl Ağustos ayında bu gelenek devam ettirilip Kazdağı Güzeli seçilmektedir.
Kazdağı; Şahindere Kanyonu, Ayazma, Sütüven Göletleri gibi doğal güzellikleri, taş evleri ile dikkat çeken köyleri, orman gözetleme kulelerinin yer aldığı manzara noktaları, şifalı suları, kaplıcaları, Sarıkız Şenlikleri ile dikkat çeken Sarıkız Tepesi gibi daha bir çok doğal ve kültürel zenginliklere sahiptir.

Sarı Kız
En yüksek tepesi eski adıyla (Gargaros) resmi adıyla (Kartal Tepe) mahalli tabirle (Baba Tepe) dir.
İkinci derecede yüksek olan yer meşhur Sarı Kız tepesidir. Eski ismi (İda)dır.
Üçüncü derecede yüksek olan da Bakla Tepedir. Buna yassı bağ da denilir.
Pek çok olan Sarı Kız efsanesinin halk arasında en fazla söyleneni budur.
Güre’de sakin bir adamın tek bir kızı varmış evlenme çağına gelen bu kızı çok güzel olduğu için pek çok kimseler istemiş babası belki de yalnız kalacağından korkarak bütün taliplere menfi cevap vermiş bunlardan biri kıza bir iftirada bulunmuş müteassıp olan babası da kızını öldürmeye kalkmış fakat çok güzel olan kızını kıyamamış onu Kaz Dağının bu Sarı Kız tepesine çıkarmış yanına on iki tanede kaz vermiş ve ne yapalım ben bu kazları çok seviyorum satmaya ve kesmeye kıyamıyorum. Bunlarda köyde boyna zarar yapıyorlar. Herkes şikayete başladı. Bu kazları burada yaymaktan başka çare yok diyor ve ertesi günde bu güzel kızı dağda ben gidip odun alayım diye yalnız bırakarak köye iniyor. Kız babasının karanlık basıp da gelmediğini görünce korkup ağlıyor ve bir taraftan da dua ediyor. Cenab-ı hak onun duasını kabul ediyor ve onu her tehlikeden koruyor. Babası kızının artık ortadan kalktığını tahmin ederek ağlaya ağlaya hacca gidiyor. Kazlar çoğalıyor kız günden güne daha fazla güzelleşiyor. Dağda fırtınada kalanlara yardım ediyor. Herkes ona hürmet ve sevgi bağlıyor. Babası hacdan dönüp kızının sağ olduğunu duyunca dağa geliyor. Kızı ile konuşuyor. Kız köylülerin hediye ettiği aletlerde gergef işlemekteymiş. Babası biraz su istiyor. Kız yanındaki boş su kabağını eline alıp oturduğu yerden konulu uzatıp körfezden kabağı dolduruyor. Babası suyun tuzlu olduğunu görünce ben içmek su istedim diyor. Kız kabağı döküp sen yalnız köy suyuna alışıksın sana Güre Çayının suyundan doldurayım diyor. Yine elini uzatıp Güre Çayından kabağı doldurup babasına uzatıyor. Babası bu hali görünce kızım ben sana kötülük ettim sen mertebeni bulmuşsun artık diyor. Kız kendisine fenalık edenlere beddua ediyor ve oracıkta ölüyor. Babası kızın vasiyeti üzerine onu bu Sarı Kız tepesine gömüyor. Kendiside Kartal Tepeye çıkıp orada ölüyor. Kartal Tepeye Baba Tepe denilmesinin sebebi bu imiş.