İKTİDARIN MUTLAKİYETİ
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Ali Osman Kıraş

Ali Osman Kıraş

İKTİDARIN MUTLAKİYETİ

10 Nisan 2018 - 09:27

“İslam’ın ilk yıllarında (nüzul süreci boyunca) bireyselliğin ve cemiyet hayatının birbirini dışlamadığı esnek bir deneyim göze çarpmaktadır. Peygamber toplumu ilgilendiren konularda danışma (istişare) ilkesini uygulamaya koyuyor ve çıkan karara uyuyordu. (Örneğin;Uhut Savaşı  öncesi Peygamberimiz savaşı şehrin içinde yapmayı  uygun bulduğu  halde  istişare  sonucu  Müşriklerin  Uhud Dağı civarında  karşılanması fikri benimsenmiştir.) Peygamber elinde imkan varken ve koşullar da uygun iken kendi kişisel otoritesini bir karizmaya dönüştürmemiş, topluluğun her bir bireyinin önemli sayıldığı canlı bir ‘yataylık’ modeli kurmayı başarmıştır.

Ancak bir sonraki dönemlerde, İslam toplumlarında özgürlüğün ve muhalefetin sınırları alabildiğine daraltılmış, teslimiyet ve itaat kültürü yüceltilmiştir. En hazin olanı da, Allah’a teslimiyetin iktidara itaat ile adeta özdeş hale getirilmesidir.

Maalesef din üzerinden elde edilen bu itaat ve teslimiyet odaklı anlayış, eleştirel düşünceyi yok ettiği için zamanla Müslüman toplumların derin krizi haline dönüşmüştür. Ne yazık ki İslam toplumlarında itiraz kültürü ve eleştirel düşüncenin önü kapatıldığı için muhalefet hep kötücül bir olgu olarak değerlendirilmiştir. Oysa iktidar olmanın erdemi, bireylerin itirazlarını, eleştirilerini, öneri ve taleplerini hiçbir mahalle baskısına maruz kalmadan özgürce ifade etmelerini temin etmektir. Bu aynı zamanda toplumsal barışı ve huzuru sağlamanın, kutuplaşmayı önlemenin de en etkili yoludur.

Kabul etmek gerekiyor ki, bugün İslam dünyası itaat kültürünün şekillendirdiği ve hatta beslediği vesayet anlayışı yüzünden, özgürlük kaybının en kötü sonuçlarını yaşamaktadır. Bu yüzden de şu anda siyasetten ekonomiye, kültürden eğitime ve sosyal ilişkilere kadar hayatın her alanında kalitenin dibe vurduğu bir tablo var karşımızda.

Unutmayalım, insanın anlam ve değeri konusunda İslam düşüncesinin kadim kaynaklarına açık olmak kadar, modern düşüncelere açık olmak da önemlidir.”

Üstteki  bu  yazı Gazeteci Mehmet OCAKTAN’ın  makalesinden  alıntılanmıştır.

            Yukarıda ki  yazı ülkemizin bu gününü de çok iyi  anlattığı  için okurlarımın istifadesine  sunmak  istedim. Bu istişare, liyakat, hoşgörü anlayışı  terk edildiği müddetçe sorunlar  yumak  olmaya  devam  edecektir. Unutmayalım ki  Allah  kullarına  akıl,  fikir  vermiştir ama  yaptıklarımıza  karışmaz, onlardan günahıyla  sevabıyla  biz  sorumluyuz.

Aşınız katıklı ve sıcak, hayatınız onurlu ve özgür olsun.

Sevgiyle dolun, sevgiyle  kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar