Reklam
Ali Osman Kıraş

Ali Osman Kıraş


HANGİ SİYASETÇİ

03 Nisan 2018 - 13:38

Birisi; soğukta  çok  üşüdüm. Paltom  yoktu, Kuytulardan  kuytulardan,  evlerin korumasında  giderdim  okula.     Kömür  sobamız  yoktu. Elektirikli sobayı  ise  korkudan yakamazdık  Elektirik ücreti  çok gelecek diye. Yaktığımızda  ise   ayaklarımızı  ısıtırken  çoraplar  yanardı da  ayağımız yine  duymazdı  sıcaklığı. Sen  hesap  et  artık  ne  kadar  üşüdüğümüzü.  Derdi.

     Peki  sen  benim  gibi  hiç  üşüdün mü  Abidin?

     Çok  aç  kaldım. Yatağa  aç  girdiğim çok  olmuştur. Gözü  kör  olsun  aç  karnına  uyku da  tutmuyor  insanı. İç  organların  gurultusu  kaplıyor  odayı. Naparsın  yeterli harçlık  gelmeyince  babadan, aç da kalırsın,  açıkta da  kalırsın. Bir  sigarayı

    Peki  sen  hiç  aç, açıkta  kaldın mı   Abidin?

    5-6 km.lik  yolu  çook  yaya gittim. Yaz  sıcağında,  kış  soğuğunda,  yağmurda, çamurda, karda  çok  yürüdüm. Okumak  için  köy  yolundan  asfalta  çık,  oradan  minübüse olmadı  açık  arabaya bin,  okula  git. Üniversitede  belediye  otobüsü yerine tabanvaya,  bacaklara  kuvvet. Her  tanrının  günü  sabah  akşam.  Cepte  para  yok  para.

    Peki  sen hiç  yaya  kaldın mı  Abidin?

    Çok  kaşık  saladık  tarhanaya.  Beş  kardeşin  içinde  büyüdük. Dede  , nine bir de  fazladan  amca, yenge. Ağırdan  alırsan  tangırt  demiş  koca  çanak. Kaşıklar  tahta  kaşık,  hemde  çiçekli. Tarhan  sıcakmış,  soğukmuş,  beğenmedim demek  yok. Tersi  olursa  beş  kardeşin  içinde  birde  BEŞKARDEŞ(tokat)  gelir  ensene.  Çocuğun  hatırı  kalmaz  deyip  geçerler.  Nerdeeee  herkese  ayrı  tabakta  yemek?  Ah  gülüm  ah.

     Peki  sen  bilir misin  bunları  Abidin?

     Bilmezsin;

      Çünkü  sen  hiç  üşümedin. Çünkü  sen  hiç aç  kalmadın. Çünkü  senin  harçlığın  hiç  bitmedi.

      Çünkü  sen  hiç  yaya  yürümedin. Çünkü  sen  hiç  aynı  çanağa  kaşık  sallamadın.

      Çünkü  sen  hiç  azarlanmadın,  dayak  yemedin, Çünkü  sen  hiç  ateşler  içinde  kalmadın.

    En  önemlisi çünkü  sen  hiç  iş aramadın. El  bebek,  gül  bebek  büyüdün,  en iyi  okullarda  okudun,  en iyi  yataklarda  yattın,   en iyi  arabalarda  gezdin,  en  iyi  lokantalarda  yedin,  içtin, işin   hazırdı, ortalarda  gezinmen  yeterdi. Hatta  siyasete  bile  tepeden  inerek  geldin,  çabalamadın,  davet  edildin.

   Bu  iki  farklı  kişi  siyasete  girince   aynı  seçmen  kitlesinden  oy  isteyecekti.

Bu gün  siyasetçilerimiz  acaba  hangi  gruptandır? Seçmen  olarak  biz hangisini  tercih  ediyoruz?  Belediye  başkan  adaylarımıza  bakalım,  milletvekili  aday  adaylarımıza  bakalım.  Yüzde doksan dokuzu  ikinci  gruptandırlar.  Genellikle  aç  kalmamışlar, açıkta  yatmamışlar, hiç  üşümemişler, hiç iş  aramamışlar, hiç  yaya yürümemişlerdir.

    Seçmenimize  bakalım. Onların yüzde  doksan beşi  ise birinci  gruptandır. Bu  öyle  bir  pardokstur ki aç  kalmış,  açıkta  kalmış  bu  yüzde  doksan beş gidip  gidipkendisine  benzemeyen,  menfaatlerinin  bile  örtüşmediği,  hatta  ters  düştüğü diğer  gruptakileri  baş  tacı  etmektedir. Onlara  oy  vermekte,  kendine  benzeyenleri ise  siyaseten  elemektedir. Bu  nasıl bir  karabasandır?  Ey yüce  mevlam. Gel de  sen izah  et  bakalım  bu  durumu?

 

 

Aşınız  katıklı ve sıcak, hayatınız onurlu ve özgür olsun.

Sevgiyle dolun, sevgiyle  kalın.

 

21/08/2015

Ali Osman KIRAŞ

YORUMLAR

  • 0 Yorum